image-media-img-20210428-wa0028-4rbpctq6o9wnl5v80hxa-620x460backend

Sırtlanlar

image-reklam_sirab_01

Hakan Dikmen
Korona gecelerinde uyku tutmadığı için gecenin ilerleyen saatlerine kadar, gözümü kırpmadan TV de belgesel izliyorum
İzlediğim belgesellerden gördüğüm kadarı ile her canlı besin zincirinin bir halkasında yer alır. Mesela, otla beslenen otçul hayvanlar, aslanlar ve diğer yırtıcılar için mükemmel bir besin kaynağı oluştururlar. Kurtlar, bu besini elde edebilmek için planlı, organize ve emek isteyen bir iş ortaya koymalıdırlar. Yani her canlı, karnını doyurmak için mutlaka bir çaba sarf etmelidir.
Canlılar içerisinde hiç sevmediğim bir canlı türü var ki, bu türe dâhil olan hayvanlar etle beslenmelerine rağmen, av peşinde uçmak ya da koşmak yerine, başkalarının avladıklarından arta kalan leşlerle karnını doyururlar. Kısacası, yaşamlarını başka canlıların artığı olan leşleri yiyerek sürdürürler. Bahsettiğim hayvanlar, Sırtlanlardır.
Gördüğüm kadarı ile üzülerek dile getiriyorum ki, toplumumuz içerisinde de bu leş yiyicilerin karakterlerine sahip bazı insanlar mevcut. Bu sırtlanlara benzeyen insanlar, tıpkı leş yiyiciler gibi pusuda bekleyip, ortam oluşunca birdenbire ortaya çıkıveriyorlar. Bunların en çok kolladıkları zaman ise, acının, zulmün ve gözyaşının olduğu zamanlar. Bu türden insanlar, maalesef acılardan, zulümlerden ve gözyaşlarından nemalanarak mutlu oluyorlar.
Bu günlerde, bu leş yiyiciler gene iş başındalar. Bunlar, geçen hafta ülkemizde yaşanan korona krizinden nemalanmaya kalktılar. Millet can derdinde iken, felaketten nemalanmak istediler. İçlerindeki kini kusmak için koronayı kullanmaya kalkıştılar. Hepsi de aynı karaktere sahip olmalarına rağmen, unvanları, meslekleri ve makamları farklı farklı olan bu sırtlanların arasında bir bilseniz kimler yok ki. Bu sırtlanların arasında, toplumun en üst tabakasından tutun da en alt tabakasına kadar, maalesef her kesimden insan yer almakta…
Yaşanan korona felaketi henüz bitmeden neler yapmadılar ki bu sırtlanlar;
Mesela bir sırtlan, Maskeleri stokladı ve maske kalmadı mesajı ile paylaşarak algı operasyonu yapmak istedi. Bu sırtlan, gelen tepkiler üzerine de, apar topar söz konusu paylaşımı kaldırmak zorunda kaldı.
Bir başka sırtlan ise, gıda maddelerini stok yapılacak yönünde paylaşımlar yaparak, halkın kin ve nefret duygularını harekete geçirmek istemişti. Oysa bu kriz de Devlet, hiç bir zaman olmadığı kadar hızlı bir şekilde her yere ve kişiye en kısa zamanda ulaştı.
Bir başka kansız sırtlan ise, insanlığını kaybederek, yaşlılara hakaret etti
Yine bir başkası da, umreden gelenlere üzülecek değilim dedi. Onları karantinaya alınca mutluluktan kafayı yiyorlardı. Evlatlara yazık diyeceğim ama onların da neden doğduğu belli değil.
Ebeveynleri dert etmemiş ben niye dert edineyim” gibi bir paylaşımla, insan olmadığını belli etmişti.
Sanatçı diye geçinen bir bayan ise, krizin büyümemesi için koronadan ölenlerin kasıtlı olarak az gösterildiğini, oysa daha fazla olduğunu ifade eden bir paylaşımda bulunmuştu.
Bir kesim ise, koronayım fırsat bilip din adamlarına ve dine saldırdı.
Bu sırtlanların pek çoğunun paylaşımı hükümeti hedef almıştı. Korona için yardım çağrısı yapan bu yetkililere olmadık hakaretler edilerek, linç edilmek istendi.
Bu ve buna benzer eleştirilerden bazılarında, bana göre de haklılık payı vardı. Mesela, umreye giden ikinci gruba neden izin verildi. Fakat bu soruyu sormanın zamanı, Korona krizinin henüz taze olduğu günlerde olmamalıydı. Ortada ivedilikle çözülmesi gereken bir felaket varken, muhtaçlara yardıma koşmak yerine, birilerinin yanlışlarına kızıp yardımdan uzak durmak insanlık değildir. Aksi takdirde, mahallede yangın varken, aynanın karşısına geçip saçını tarayan malum şahısların durumuna düşeriz.
Yani kriz yeni başlamışken, insanlar arasında bir can pazarı yaşanıyorken, ortada yiten ümitler ve çöken bir ekonomi varken, devletin en tepesinden en alt tabakasına kadar herkes yaraları sarmak için mücadele ediyorken, süslü koltuklarda oturup yalan ve iğrenç haber ve paylaşımlar yaparak halkı tahrik etmek tek kelime ile vicdansızlıktır.
Böylelerine yazıklar olsun!
Unutmayın ki, korona gibi afetlerin pek çok yıkıcı ve olumsuz tesiri olmasına rağmen, kişilerin ahlaki duruşunu ortaya çıkarmak gibi fonksiyonları da mevcuttur.

Dünyada ve ülkemizde bundan sonra da böyle krizler, görülebilir. Bütün bunlar olduğunda el ele verip ile bu yaraları beraberce sarabiliriz. Ancak, toplumdaki ve vicdanlardaki sırtlanlar koltuklara gelirse hiçbir kimse bu toplumu kurtaramaz. O sırtlanlar yüzünden bütün toplum krizin altında kalır…
Eleştirmek ve sormak tabi ki en doğal hakkımız; ama kötülemeden, karalamadan, seviyeli, ahlaki ve zamanında olmak kaydıyla…

image-reklam_opel_02

  • whatsapp
  • messenger
  • telegram
  • vkontakte
  • odnoklassniki